Page 111 - 10. SINIF PARAGRAF SORU BANKASI - EDİTÖR YAYINLARI
P. 111

TEST 3


           3.   “Fikir ve Sanatta Hareket” dergisinde yayımladığı desen   5.   Otoraylar, Ulukışla ile Kayseri arasında günde iki sefer
               ve hikâyelerle sanat hayatına adım atan Mustafa Kutlu,   yapan ve bu seferlerde pek çok yolcu taşıyan yeni icat
               hikâye  kitaplarında  kullandığı  teknikler  ve  geliştirdiği   araçlar.  Otorayların,  birinci  ve  ikinci  sınıf  yolcuları  için,
               hikâye tarzı ile son dönem Türk hikâyeciliğinin en önemli   şoförün arkasında dört maroken koltuğu, camekânlı bir
               isimlerinden biridir. O; ilk hikâye kitapları olan “Ortadaki   kapı ile buradan ayrılan geri tarafında da demokratlara
               Adam” ve “Gönül İşi”nde Fikir ve Sanatta Hareket der-  mahsus, yirmi otuz kişilik kanepesi var. Bazı şakacı yol-
               gisinin dünya görüşü doğrultusunda oluşan Anadolucu-  cular lüks kısma, Lortlar kamarası, ötekine Avam kama-
               luk fikrine paralel olarak Anadolu hayatının gerçeklerini,   rası adını takmışlar. Bu Otoray, yolları âdeta çocuk oyun-
               hükümet ve aydınların ihmallerinden yılmış, toprağı ve-  cağına çevirmiş. Meselâ Kayserililer bizim Ada vapurları
               rimsiz bırakılmış memleketimizin ve insanımızın türlü gö-  biletinden daha ucuz bir para ile günübirliğine Bor bah-
               rünüş ve hâllerini yansıtmıştır. Kutlu, daha sonra yayım-  çelerinde  eğlenmeye  gidiyorlar.  Şoför,  daha  doğrusu
               ladığı hikâyelerinde, son otuz yıl içerisinde gözle görülür   makinistin  bana  anlattığına  göre  Adana  ve  Kayseri’de
               bir sosyal değişme yaşayan Türkiye’de kapitalistleşme-  oturan  iki  akraba,  meselâ  bir  ana  kız  pazar  sabahları
               nin getirdiği problemleri; köyden şehre göç, sosyal de-  bulundukları yerden hareket ediyor, öğleyin Ulukışla’da
               EDİTÖR YAYINLARI
               ğişme, doğu-batı çatışması, çevre gibi kavramlar etrafın-  birleşiyorlar; akşama doğru yine evlerine dönüyorlarmış.
               da ve estetik bir boyutta gözler önüne serer.
                                                                Bu parçada “otoraylar”la ilgili aşağıdakilerden hangi-
               Bu parçaya göre, “Mustafa Kutlu” ile ilgili aşağıdaki-  sine değinilmemiştir?
               lerden hangisi söylenemez?
                                                                A)  Taşımacılığının çok uygun bir fiyatta olduğuna
               A)  Hikâyelerinde memleketçi bir anlayışa sahip olduğu  B)  Yolcu taşımacılığında yeni bir teknoloji olduğuna
               B)  Hikâyelerini kendi tekniği ve tarzı ile yazdığı   C)  Kaç kısımdan oluştuğu ve bunların kimlere ait oldu-
               C)  İlk  hikâyelerinde  memleket  gerçeklerini,  sonraki   ğuna
                  eserlerinde  kapitalistleşmenin  getirdiği  sorunları  iş-  D)  Çok hızlı bir taşımacılık olduğuna
                  lediği                                        E)  İnsanların günübirlik eğlenceleri için tercih edildiğine
               D)  İlk  hikâyelerini  Fikir  ve  Sanatta  Hareket  dergisinde
                  yayınladığı
               E)  Hikâyelerinde her zaman aynı konulara yer verdiği








                                                            6.   Vezin ve kafiye bir şiirin dış kalıplarıdır. Bir dış kalıp ol-
                                                                duğu gibi bir de iç kalıp vardır. Bugünkü şairlerimizi in-
                                                                celediğimiz zaman bulduğumuz ortak vasıflar iç kalıptır.
                                                                Dış kalıp nasıl eskirse iç kalıp da öylece eskir. Diyelim
                                                                ki bugünkü şiirin, genç şiirin başlıca vasfı, bazı kimse-
                                                                lerin söyledikleri gibi yaşamak sevgisi, yaşamaktan du-
                                                                yulan hazdır. Gün gelir, bu konudan bezilir, yaşamaktan
                                                                duyulan hazzı söylemek eskir. Öyle ise yaşamak hazzı,
           4.   Bir yapıtın açıklanmasında yazarın yaşam öyküsü, yapı-  bugünkü şiirin iç kalıbıdır. Vezinsizliğin de kafiyesizliğin
               tın anlaşılmasında temel bir öge değildir; yazarın düşün-  de üzerinde çok durmaya değmez. Yarın eskiyecek bir
               ce ve niyetlerinin bilinmesi de bu yapıtın anlaşılmasında   yenilikten bana ne? Ben ona yenilik dersem bundan yüz
               temel bir öge olamaz. Yapıt, önemli bir yapıt olduğu öl-  yıl sonra gelecek insanlar “Şuna da bak! Bu kadar eski
               çüde, kendi gücüyle yaşar ve anlaşılır ve çeşitli toplum-  bir şeye yeni diyorlar!” demezler mi? Benim bugün yeni
               sal sınıfların düşüncelerinin çözümlenmesiyle de doğru-  sayacağım şey, bundan beş yüz yıl, bin yıl sonra da yeni
               dan doğruya açıklanabilir.                       gözükmelidir.
               Bu parçaya göre “bir yapıtın açıklanmasında” asıl olan   Bu parçada yazarın “yeni şiir”le kastettiği aşağıdaki-
               aşağıdakilerden hangisidir?                      lerden hangisidir?
               A)  Yazarın niyeti                               A)  Vezinsiz ve kafiyesiz şiirler
               B)  Yazarın yaşamı                               B)  Konusu yeni olan şiirler
               C)  Kendi gücü                                   C)  Biçimi yeni olan şiirler
               D)  Her yönüyle incelenmesi                      D)  Geleceğe kalabilen şiirler
               E)  Yazarın fikri                                E)  Herkesçe okunan şiirler

                                                          111
   106   107   108   109   110   111   112   113   114   115   116