Page 45 - tyt_paragraf
P. 45
PARAGRAFTA KONU VE ANA DÜŞÜNCE Çözümlü Test 5 139
2. Bugün kimi bilim dallarının baş döndürücü geliş- 4. Kişiliğin bireyleşebilmesi için insanın kendisine
meleriyle çok geniş ve çok karmaşık terim top- ilişkin gerçekleri olabildiğince bilinçlendirebilme-
lamları içerdiğini, bu terimlerin karşılığını dilimizde si gerekir. Ne var ki birçok insan kendini tanımak
çoğu kez bulamadığımızı yadsıyacak değiliz. Ama için çaba göstermeksizin yaşamına anlam kata-
söz gelimi elektronik alanında, kendi dilimizde kar- bilmeyi umar ve beklediklerini bulabilmek için bir
şılıklarını bulamadığımız terimlerin de belirttikleri mucizenin gerçekleşmesini bekler. Oysa insan,
nesne ve olguların çok yeni olduklarını unutma- gerçeklerini tanıyabildiği oranda kendisiyle uzlaşır
mak gerekir. Nice alanlarda bilim insanları, bilim- ve çevresine karşı da daha hoşgörülü olur. Bunu
sel çalışmalarının kaçınılmaz bir gereği olarak her başaramayan biri ise hoşlanmadığı ve kabul et-
gün yeni yeni terimler üretiyorlar. Aynı şeyi bizim mediği bilinçdışı benliğini diğer insanlara yansıtır,
bilim insanımızın da yapmaması için bir neden onları eleştirir ve kınar.
yok.
Yukarıdaki parçada vurgulanmak istenen dü- Bu parçaya göre insanın yaşamla bağlarının
şünce aşağıdakilerden hangisidir? güçlü olması için gerekli olan koşul aşağıda-
kilerden hangisidir?
A) Dili zengin olan uluslarda bilimsel çalışmalar
daha yoğundur. A) Güçlü bir kişilik özelliğine sahip olması
B) Dilimize girmiş birçok terim yabancı kökenlidir. B) Kendisini tanıyarak kabullenmesi
C) Yeni buluşlar hem bilime hem de dile katkıda C) Beklentilerini sınırlı tutması
bulunur. YAYINEVİ
D) Terimlerin fazla olması dilin önemini artırır. D) Çevresindeki insanlarla uyumlu olması
E) Dilimizde en çok elektronik ile ilgili terimler kul- E) Başarının yalnız çabayla mümkün olmayacağı-
lanılmaktadır. nı bilmesi
EDİTÖR
3. Bir romanın, şiirin, oyunun yazarı olan sanatçı da 5. İlk romancılarımızın, kişilerini seçerken ve bunlara
bütün öbür sanatçılar gibi belli bir iletinin gönderi- uygun bir öykü tasarlarken kendi halk hikâyelerine
cisidir. Bu iletinin yöneldiği alıcı ise okurdur. Sart- dönmeleri biraz da zorunluydu. Çünkü Batı roman-
re, kuşkuya yer görmüyor bu noktada, “Evrensel larındakine benzer kadın erkek ilişkilerine oturtul-
okur için yazıyoruz; gerçekten de yazarın bekle- muş bir aşk serüveni, o dönem Türk toplumunda
yişi ilke olarak bütün insanlara yönelmiştir.” diyor. geçen bir öyküye konu olamazdı. Genç bir kızın bir
Yazar-okur iletişiminin ilkelerini belirleyen birçok erkekle görüşmesi, arkadaşlık etmesi ne kadar im-
değişken, toplumsal-tarihsel koşul, ayrıca da bu kânsız ise evli bir kadının da Fransız toplumunda
iletişimi bozarak bilgi yitimine uğratan sansür, diz- olduğu gibi aşk serüvenleri yaşaması o kadar im-
gi yanlışı, yapıtın yakılması, yok edilmesi, bir el kânsızdı. Bu koşullar altında, yazarlarımızın çok iyi
yazmasının çürümesi gibi durumlar, her yazar ile bildikleri eski halk hikâyelerinden, bilinçli ya da bi-
okur ilişkisinin önemli yönleridir. linçsiz, yararlanmalarını doğal karşılamak gerekir.
Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan Bu parçaya göre ilk romancılarımızın karakter
hangisine ulaşılabilir? tercihlerinde;
A) Her okura hitap edebilen eserler yazmak ancak
büyük sanatçıların işidir. I. Okuyucunun beklentileri
B) Yazar ile okur arasında evrensel iletilere daya- II. Toplumun değer ölçütleri
nan bir ilişki vardır. III. Yabancı roman karakterleri
C) Bir sanat eserinin bütünlüğünü bozmak, sanat- IV. Halk hikâyelerinin ilginç özellikleri
çıya yapılmış en büyük haksızlıktır.
D) Sanatçının beklentisi, vermek istediği evrensel V. Batılılaşma çabaları
mesajların okuyucu tarafından doğru anlaşıl- unsurlarından hangileri etkili olmuştur?
masıdır.
E) Birçok eser tahrip edildiği ya da sansürlendiği A) Yalnız I B) Yalnız II C) III ve IV
için sanatseverle buluşma imkânı bulamamıştır. D) II ve V E) I ve III

